24.5 C
İstanbul
Cuma, 12 Haziran 2026
Image default
Trend Raporu

Tüketicinin kırmızı çizgileri!

Kasada etiketle uyuşmayan fiyatlar, kayıp kargolar, bozuk ürünler, asık suratlı çalışanlar ve “bedava olsa dönmem” dedirten marka kırgınlıkları… Hepimizin anlatacak bir “kötü alışveriş” hikayesi var. Peki, bu deneyimler markalar için ne anlama geliyor? Daha da önemlisi, tüketicinin kırmızı çizgisi tam olarak nerede başlıyor, hangi hataları kapsıyor? Yanıtlar “Olumsuz Alışveriş Deneyimleri: Bir Alışveriş, Bin Hayal Kırıklığı” araştırmasında…

Pazarlama dünyasında sadakat inşa etmek yıllar sürerken, o bağı koparmak için bazen sadece bir­kaç dakikalık bir gecikme yetiyor. Günümüzün dijitalleşen ve şeffaf­laşan dünyasında tüketici artık her zamandakin­den daha araştırmacı, daha şüpheci ve en önem­lisi daha “haklı”.

Marketing Türkiye için Twentify tarafından ger­çekleştirilen “Olumsuz Alışveriş Deneyimleri: Bir Alışveriş, Bin Hayal Kırıklığı” araştırması, markalar için “korkutucu” bir tablonun yanında hayati bir yol haritası da koyuyor ortaya. Zira çalışmaya göre tüketici artık sadece ürünü değil, o ürünün etrafına örülen saygıyı ve güveni satın alıyor. İşte “bedava olsa almam” dedirten o kı­rılma noktalarının anatomisi ve markalar için çözüm yolları…

Related posts

Hızlı tüketimde büyümenin formülü net: “Yeni Ürün”…

Perakende ticarette bilgi fişi dönemi sona eriyor

Leave a Comment